22 Ocak 2013 Salı

insanity workout 3. hafta

ay miriba.

kondüsyon aldı başını gidiyor dostlar. insanity'e ilk başladığımda 10 dakikalık ısınma bölümünün ikinci dakikası itibariyle dilim dışarı sarkıyordu. ısınmayı zar zor bitirip videodakiler 30 saniye mola alırken ben 1,5-2 dakika mola alıyordum. şimdi ısınmanın 9. dakikasında anca yorulmaya başlıyorum ve videodakilerden daha fazla mola almıyorum. ısınmadan sonraki 5 dakikalık esnetme bölümünde bazı yerlerde belli bir pozisyonda beklemek gerekiyor ben o beklemeleri yapamıyordum, bırakıyordum. şimdi onları da yapıyorum. şınav pozisyonundaki tüm hareketleri hala yapamıyorum ama yapabildiğim kadarında hareketi tam olarak yapıyorum yarım yamalak değil.

baya zorlayıcı bir spor olmasıyla hiçbir sorunum yok. şu ana kadar üstesinden gelemediğim tek bir sorunum var o da mide bulantısı. hala neden midemin bulandığını çözemedim. her zaman bulanmıyor ama bazı günler bulanıyor ve çok rahatsız edici oluyor. bununla ilgili hala denemeler yapıyorum. spora başlamadan 2 saat öncesine kadar bir şey yemiyordum ilk başlarda ama şimdi değiştirdim bunu. çünkü iki saat bir şey yemeyince enerjim çok düşük oluyor spordan yeteri kadar verim alamıyorum. süreyi 1 saate çektim. ama 1 saat öncesine kadar yediklerimin miktarları oldukça az. 20-25 gram light çikolata ya da yarım meyve gibi ufak tefek şeyler tüketiyorum. böyle ufak şeyler bile bazen spor esnasında mide bulantısına sebep olabiliyor. yediğim şeyi her gün değiştirip denemeler yapıyorum. bugün mesela yulaf kepeğinden poğaça ile peynir yedim. bu mide bulantısı yaptı. belki yediklerimin üzerinden yeterince zaman geçmeden spora giriştim, bilemiyorum. bu mide bulantılarının sebebini bulursam şey ederim, neyse.

ondan sonracıma hala kilo kaybı olmadı. niye kilo vermediğimi biliyorum zira yememem gereken şeyleri yiyorum, neyse ki bu spor sayesinde kilo almıyorum. şimdilik buna odaklanmış durumdayım. 6 kilo daha vermek istiyorum ama yemek yemeyi aşırı seven biri olarak son 6 ayımı bir sürü şeyi yemeden geçirdiğim için şu anda psikolojik olarak kendimi yemek konusunda kısıtlayabilecek kadar sağlam hissetmiyorum. 15 nisana kadar kilo korumaya odaklanıcam. 15 nisandan sonra vermek istediğim kilolar için bir program yapıcam kendime.

her ne kadar kilo veremiyor olsam da incelmeye devam ediyorum bu arada. neredeyse haftada 1 santim incelme söz konusu, eh hiç yoktan iyi.

bi de ben insanity'e başlarken 63 günlük programı bir kere yapıp sonra daha hafif bi sporla devam ederim ya da yürürüm diye düşünüyodum ama sanırım 63 günlük programlar halinde buna devam edicem, zor ama çok hoşuma gidiyor. ne bileyim.

bu şekil.

15 Ocak 2013 Salı

insanity workout 2. hafta


merhabalar.

insanity'de ikinci haftayı da bitirmiş bulunmaktayım. bu hafta benim ihmalkarlığım yüzünden ufak bir kaza oldu ama onun dışında her şey yolunda gitti. bugün ikinci fit-testi yaptım. bir önceki haftanın skorlarını yazdığım kağıdı fit-testin sonuna kadar olduğu yerden çıkarmadım ve bir önceki skorlarıma bakmadım, sayıları görüp kendimi daha fazlasını yapmaya şartlandırmamak için. ona rağmen skorlarım bir öncekinden yüksek çıktı. bir de hareketleri daha düzgün yapabildim. kondisyonum gün geçtikçe artıyor, çoğhoş.

ufak kazayı da anlatayım, ben yaptım siz yapmayın efenim. perşembe günleri benim kilo koruma rejimime göre protein günü. uzun zamandır bu perşembe günleri genelde evde oluyorum ve yatar/yuvarlanır pozisyonda oluyorum. bu hafta bir de regl dönemine denk geldi, iyice enerji koruma programına soktum kendimi, yattım yuvarlandım. sadece protein tüketmek zorunda olduğum için de yediğim şeyler baya az oluyor. porsiyon sınırlamam yok ama ben hiçbir şeyi çok tüketmek istemediğim için perşembe günlerini genelde 2-3 küçük öğünle geçiriyorum. geçtiğimiz perşembe günü de sabah 10 gibi peynir ve yumurtadan oluşan kahvaltımı yaptım, sonra bir şeyler izlemeye daldım. akşam üzeri 4'e kadar su içmek dışında hiçbir şey tüketmedim. normalde yaptığım bir şey değildir ama nedense o gün böyle denk geldi. karnım acıkmıştı aslında ama üşendim yemek yemeye. sonra da yemek yersem sporu yapmak için en az iki saat daha beklemem gerekecekti. kendimi iyi hissettiğim için ve yemek yiyip beklemek istemediğim için spor yapmaya karar verdim.

10 dakika ısınma ve 5 dakika stretchingin son bir dakikasına kadar bir sorun yoktu. fakat stretchingin son dakikasında başım dönmeye, gözlerim kararmaya başladı. birkaç saniye sonra da etrafımdaki sesleri duymamaya başladım. bayılacağımı fark edince koltuğa oturdum, nefesime odaklandım, anneme ayakkabılarımı çıkartıp bacaklarımın altına yastık koyarak ayaklarımı yükselttim. birkaç dakika sonra her şey yoluna girdi. 10 dakika sonra da süt içtim, daha sonra yemek yedim biraz. tamamen düzeldim. fakat spora geri dönemedim maalesef.

velhasıl diyeceğim o ki, insanityi yaptığınız süre boyunca kendinizi çok uzun süreler aç bırakmayın. tok olmayın ama aç da olmayın kesinlikle.

bunun dışında, hamlama gibi bir sorunum yok artık, ilk haftanın 4. günü itibari ile çok çok azalmıştı zaten ama ikinci hafta itibari ile hiçbir şeyim kalmadı. hareketleri yaparken de çok daha az mola alıyorum artık. şınav pozisyonundaki hareketlerde daha uzun süreler harekete iştirak ediyorum.

kilo vermemiş olmama rağmen bel ve basen bölgesinde birer santim incelme mevcut. uzun vadede hareketleri daha fazla ve daha düzgün yaptıkça yediklerimi de iyice düzenledikçe ayda 2 kilodan fazla olmayacak şekilde kilo kaybı da bekliyorum. inandık olacak inşallah.

insanity çok güzel gelsenize.

8 Ocak 2013 Salı

insanity workout 1. hafta

hellolar.

efendim bugün insanity workout'un ikinci haftasına girmiş bulunmaktayım. geçen haftayı bi özet geçeyim istedim:

videoları izlerken videodaki hareketler ve hareketler yapılırken olmanız gereken hız bana çok imkansız gelmişti. adı üstünde insanity, hakikaten bi noktada çılgın atıyor hareketler. ama şöyle cesaretlendirici bir tarafı var, programı uygulatan hoca bile hareketleri yaparken tıkanıp mola alıyor. dolayısıyla hareketlerin tamamını eksiksiz yapmak değil de hareketi doğru yapmak bu noktada önemli. ki adam da bunu sık sık dile getiriyor sağolsun.

ben fit-testten sonraki gün yataktan kalkamadım anacım. 5-6 aylık haftada 6 günlük bir spor tempom olsa da sahip olduğumdan bile haberim olmayan her kasım ağrıdı. fakat ben bu hamlamaya kanıp sporu aksatmadım. her gün muhakkak yaptım. ki zaten ilk 3 günden sonra o kas ağrıları neredeyse tamamen yok oluyor. sporu yaparken de herhangi bir ağrım olmadı. zaten 10 dakikalık ısınmanın 2. dakikasında her yanınız ısındığı için ağrılar uçup gidiyor. tek kötü tarafı sabahları yataktan kalkmak. baya felçli gibi oldum ben. bir de geçen hafta tamamen evdeydim ve yatıp yuvarlandım. bu da baya olumsuz etkiledi beni. işe gittiğim günler daha iyiydim, hareket ettiğim için ağrılarım baya azdı.  insanityi yapacak olursanız sakın hamladığınız için ara vermeyin, daha kötü olursunuz. sporu yapmaya devam edin. 

bugün itibari ile ilk haftaki videoları tekrar etmeye başladım. bugünkü performansım bir öncekinden baya fark etti. yaptıkça da iyiye gidecek diye umuyorum. ilk ayın videoları 38-41 dakika kadar sürüyor ve bu sürenin 10 dakikası ısınma(ki ilk gün ben daha ısınırken allahım sana geliyoruma bağlamıştım sakdjfkasfdj), sonraki 5 dakikası esneme, sonraki 20 dakikası yoğun hareket ve son 3 dakikası da tekrar esneme şeklinde. esneme kısımları çok şahane, yogayı sevenler varsa bu kısımları da çok seveceklerdir. haftada bir kere recovery diye bir şey yapıyoruz. adam bu recoveryi yogadan, pilatesten çalmış çırpmış sağolsun. yogasever arkadaşlar bu recoveryi de severek yaparlar. ben belli pozisyonda durma işini çok beceremiyorum ama vakit geçtikçe daha uzun süreler durmayı başaracağıma inanıyorum.

videoların beni en zorlayan tarafı şınav ve şınav pozisyonundaki türlü hareketler. şınav çok zor arkadaş ya. kollarım çok çelimsiz olduğu için pek beceremiyorum. videodaki tiplerin yaptıklarının 1/5'ini anca yapıyorum ama bu da uzun vadede daha iyi hale gelecek diye umuyorum. ki bugün 8. gün ve geçen hafta yaptıklarımdan daha fazla şınav ve türevi hareketlerden yapabildim. böyle böyle daha iyiye gidecek inşallah.

kilo ve ölçü olarak da skor bildirmek lazım aslında ama ben ödem tutma döneminde olduğum için kilo açısından bir fark varsa bile bunu bilemiyorum maalesef. fakat belim bir santim incelmiş bi haftada, bunu belirteyim. bir sonraki hafta kiloda değişme olmuş mu onu da yazarım.

işte bu şekil. insanity diyip korkmamak lazım, ağrılara da aldırış etmemek lazım. 

hadi size iyi insanityler, haftaya bildiririm yine.

1 Ocak 2013 Salı

new mi year?




aklımda 2012 ile ilgili minik minik notlar var, toparlayabilirsem yazmak istiyorum buraya.


* 2012 kötünün iyisi bir yıl oldu. dönüp bakınca yaşadıklarım, yaptıklarım, başardığım şeyler önceki 5 yıldakilerden çok daha fazlaydı.

*ankarada bundan önce hiç bu kadar gezip, yiyip, içmemiştim. special thanks to Gökçe.

*haziran ayında 4-5 günlüğüne istanbul'a gittim, daha önce online muhabbet ettiğim insanlarla yüzyüze görüştüm. ilk defa nikah şahitliği yaptım. kendimle ilgili radikal kararlar aldım.

*başıma gelen iyi veya kötü görünen hiçbir şeye iyi ya da kötü anlam yüklemedim, kategorize etmedim, etiketlemedim. başıma gelen şeyleri başıma gelmiş şeyler olarak düşündüm. uzun vadede iyi görünenlerin kötüye, kötü görünenlerin ise iyiye döndüğüne şahit oldum.

*birçok yazarla yeni tanıştım, çokça türk edebiyatına daldım. muhteşem yazarlar tanıdım.

*4 farklı kız arkadaşımın hayatında muazzam değişiklikler oldu, hepsine ayrı ayrı sevindim.

*yüz yüze yeni görüşmeye başladığım birkaç insanı çok sevdim.

*biraz eksildim, pek çoğalmadım.

*çok güzel hediyeler aldım, mutlu ettiğine inandığım hediyeler verdim.

*Gökçe sayesinde Doctor Who izlemeye başladım. David Tennant ve Matt Smith ile tanıştım. ikisini ayrı ayrı çok sevdim. hatta erkek cinsiyle ilgili tüm iyi hislerimi bu ikisine paylaştırdım.

*BBC serileri ile kafayı bozdum, çok da iyi güzel oldu.

*aylaklık yapmayı öğrendim.

*sokakta tek başıma iyi vakit geçirmeyi öğrendim.

*kilometreler boyu yürümeyi, havanın ve şehrin tadını çıkarmayı öğrendim.

*Dil-Tarih'i daha çok benimsedim. benim okulum diyebildim içtenlikle.

*daha tahammülsüz biri oldum. ortamdan/muhabbetten sıkıldığımı ifade etmekten çekinmedim.

*31 aralık gecesi iki farklı insandan "doktorlu yıllar" temalı yeni yıl dileği aldım. best new year wish ever oldular benim için.

* 3 farklı insanın doctor who temalı şeyler gördüklerinde bana haber verme motivasyonunda olduklarını gördüm. çok güzel bir duyguymuş, çok sevdim bu duyguyu.

*yıl içinde en çok mumford and sons, feist, bombay bcycle club ve kings of leon dinledim. hepsi ayrı ayrı harikalar.

2013 için to-do ve wishlist karması bir liste hazırladım.  yaptığım ya da aldığım şeylerin yanına tarihiyle birlikte not alıcam, sonra da yıl sonunda burada yayınlamak istiyorum. kıfsmet.

fit-test and insanity workout




meraba. öncelikle iyi seneler. bu yazıyı yazmamın iki sebebi var. birincisi kendimi motive edebilmek, ikincisi yazacağım konuyla ilgili türkçe çok az geribildirim var, bu işe girişmek isteyenler araştırırken bu yazıyı da okusunlar gaza gelsinler, hem de bir fikirleri olsun istedim. çünkü ben de başlamadan önce daha önce yapanlar nasıl yapmış diye baktım baya az şey yazmış insanlar, hatta çoğu yarıda bırakmış, yazmaya devam etmemiş. inşallah benimkisi öyle olmayacak. 9 hafta boyunca haftalık yazılar yazıp, gelişmeleri bildireceğim.

ben aralık ayı sonuna doğru temmuz itibariyle haftada 5-6 gün yaptığım tae-bo isimli 50 dakikalık sporun artık bana yetmediğine kanaat ettim ve bir arayış içerisine girdim. 22 kilo vermeme rağmen göbeğimin hala olması hem de baya büyük bir göbeğimin olması arayışımı daralttı. göbeğimi eritmek için neler yapabilirim diye bakınırken bir arkadaşım Shaun T isminde birinin hiphop abs isimli 30 günlük bir programı olduğunu söyledi. ben de aradım taradım hiphop absi buldum onu bulurken yanında da insanity workout diye bir şey buldum. 

hiphop abs de insanity workout da aylık program olarak hazırlanmış iki ayrı spor programı. hip hop abs 30, insanity workout 60(tam 60 gün değil aslında 9 hafta) gün sürüyor. hip hop abs'in programını bulamadım ama yapmak isterseniz zaten indireceğiniz video klasöründe program da oluyor. ben hip hop absi biraz hafif buldum o yüzden insanity workout'da karar kıldım. bundan sonraki yazılarda da insanity workout'u yazıcam. insanity'nin programı şurada var. videolar olmadan programa bakmak saçma tabii de, yazıyı okuyanlar merak ederse az çok bir fikirleri olsun diye şey ettim.

ben bugün fit-test ile başladım insanity workouta. fit-test 8 farklı hareketten oluşuyor. her hareketi 1 dakika boyunca olabildiğinde hızlı bir şekilde yapmanız ve hareketi yaparken saymanız gerekiyor. fit-test ortalama 2 haftada bir yapılıp skorların karşılaştırıldığı bir program. ben fit-testi yapmadan önce baştan sonra videoyu izlediğimde 6 aydır spor yapıyor olmama rağmen, bu hareketlerin çoğunu yapamayacağımı düşünmüştüm. ama öyle olmadı. videodaki profesyonellerin ilk fit-testlerindeki sonuçlara çok yakın sonuçlar çıktı. gerçi ben biraz hile yaptım, hareketler arasındaki molaları biraz daha uzun tuttum.

fit-test'i ve insanity workout'u yapmadan en az 2 saat önce yemek yemiş olmak gerekiyor. spor ile yemek arasındaki süre ne kadar kısa ise o kadar mide bulantısı oluyor, hareketler arasındaki molalarda mümkün olduğu kadar az su içmek gerekiyor, öbür türlü hareketleri yaparken su rahatsızlık veriyor. 

her biri 1 dakika olan 8 hareketi yaklaşık 25 dakikada tamamladım. ama burada süre çok sorun değil, tek dikkat etmemiz gereken husus hareketler arasındaki molada vücudu soğutmamak. ben salon içinde yukarı aşağı yürüyerek nefesimi topladım. sadece 6. harekette midem çok bulandı o yüzden kanepeye uzandım.

ayakkabı giyerek bu programı uygulamak gerekiyor, çünkü şınav pozisyonunda birkaç hareket var ve ayağınızda sadece çorap olunca halının üzerinde kayıyorsunuz hareketi yapmak zorlaşıyor.

yarın 40 dakika süren ilk insanity workout'umu yapıcam. burada da günlük değil haftalık olarak fikir beyanında bulunacağım. hadi inş.

ciao.

26 Aralık 2012 Çarşamba

bir stalker'ın günlügünden notlar gibi ama alakası yok

tanıyıp tanımadığımdan emin olmadığım biriyle iletişim kurmak durumunda kalınca duyduğum rahatsızlığı tarif etmem mümkün değil. bu durum yüz yüzeyken olsa kolay. ya sizi bir yerden tanıyorum ama nereden diye muhabbete girersin ve bir şekilde anlarsın karşındakinin kim olduğunu. bir de bunun sosyal ağ versiyonu var biraz daha değişik ve kesinlikle daha gıcık. o da şöyle, insanlar genelde birden fazla sosyal platform kullanıyorlar, en azından benim çevremdekiler öyle. ve genelde de her sosyal ağ için ayrı nick seçmektense bir nick tercih edip onu bütün ağlarda kullanıyorlar. ya da farklı bir nick kullanmış olsalar bile profil fotoğrafları ortak olabiliyor ya da en kötü ihtimalle sosyal ağları birbirine bağlayabiliyorlar, birinde diğerinin linkini bulmak ve o hesabın kime ait olduğunu anlamak kolay oluyor. fakat bi de bu işi böyle yapmayanlar var ki o çok kötü. ne profil fotoğrafı aynı, ne nick aynı, ne de link var. belki başka bir yerden tanıyorsunuz o insanı ama o insanın o olduğunu bilemiyorsunuz. çok iğrenç değil mi? ben aşırı rahatsız oluyorum böyle olunca. bu da sürekli başıma gelen bir şey değil ama yine de nadiren de olsa rastlıyorum. tanımadığım insanla muhabbet ederken zerre rahatsız olmuyorum da tanıyıp tanımadığımdan emin olmadığım biriyle konuşurken aşırı rahatsız oluyorum. kimsin la sen diye sorasım geliyor ama hanımefendi çizgimden çıkmıyorum. sadjkfaskdjf yerseniz.

19 Aralık 2012 Çarşamba

pffft.


herhangi bir insanla herhangi bir konuyla ilgili iletişim kurmaya çalışırken karşımdakinin bana belli bir süre cevap vermemesinin benimle ilgili olmadığını hala kendime öğretebilmiş değilim. kendimi çok önemsiyorum ondan böyle oluyor. halbuki karşıdaki kişinin benimle bir alıp veremediği yok, sadece uygun vakti bulamamış ya da müsait olamamıştır. yoksa ortada bariz bir sorun yoksa neden benimle iletişmek istemesin. deli değil a.